Ölüm bile geç kaldıktan sonra..

Ölüm bile geç kaldıktan sonra
Bütün ilkleri sona bırakmanın belki de tam zamanı
Ben her şey bir ırmaktır sanırdım
Bunun için günlükler tutmaya kalktım
Ve tarihleri karıştırdım nasıl da
Aldım şapkamı gidiyorum şimdi
İniyorum kentin çekirdeğine
kendime yeni dalgınlıklar buldum son günlerde
Dev yapılar ufuk çizgisinin önünde birer parmaklık gibi
Kırmaya kalksam çocuklar uyanacak
Ben odama döneyim en iyisi
Öyleyse nice yağmur
Niye bir kız [...]

Şiir ağacı

Bu şiire girmek için
yıllarca bekledi
şu yaşlı ağaç.
Kimse onu anlamadı.
Yanından geçen
birini görünce
usulca kımıldanmasını bile
bir şeylere
yormadı…
Yolun kıyısında duran
yapraksız, tozlu ağaç
işte bir şiire girdin.
Artık yalnızca
bir ağaç
değilsin.

Ölümün sözlülüğü !

Yirmi dokuz çeşit ölüm buldum, bir de sen düşün
Artık yağmur altında mı olur
Nasılsa gözyaşları yosun tutmaz
wBellek denen o orospu ardından koşturur da kimseyle yatmaz
Bir gün gidenler de unutulur
Kaç şiir yazdım ki ölümden sözeder
Kimi görsem daha ölmedin mi, der gibi yüzüme bakar oldu
Arapçaları, italyancaları, Türkçeleri ayıramasam da
Sıfat fiil ad zamir
Ölümün sözlüğüne çalıştım yıllar boyu
Ey [...]